-.html"?>-.html"?>-.html" /> AntalyaMerkezi.com" ?> AntalyaMerkezi.com" ?> AntalyaMerkezi.com" /> " ?>" ?>" /> " ?>" ?>"/>

Borç köle olmanin baslangicidir.
(V.Hugo)
Ersin ÖZDEMİR

E-Posta:
e.ozdemir@antalyamerkezi.com

EGO ESARETİNDE YAŞAMAK NE KADAR DOĞRU ?

Ego Esaretinde Yaşamak Ne Kadar Doğru ?

Değersizlik duygusu, yaşam gerçekliğinizi belirleyen ve insan bilincinin derinliklerinde kök salmış bir başka güçlü etkidir. Öylesine güçlüdür ki, size sürekli değersiz ve yetersiz olduğunuzu fısıldar. Bu fısıltı etrafınızdaki her varlığın içinde yankılanmaktayken, herkes bu yarayı yamamak adına türlü maskeler takar. Maksat, değerini dışarıdan belirleyen bir yansıma ve onay almaktır. Kendi değerini bilmek, dışarıdan onay almaksızın mümkün değildir.

Doğduğunuz andan itibaren, değerinizin dıştan verilen veya onaylanma yoluyla hak edilen birşey olduğu inancı size kazınmaya başlar. Zira, içine doğduğunuz aile, toplum ve tüm insanlık başka türlüsünü bilmeksizin aynı mirası devralmışlar ve size devretmektedirler.
Değerinizin onanması için toplu bilincin belirlediği adı konmamış, sessizce haykıran kuralları, inanç kalıpları vardır. Tüm çabanız bir yandan bu kurallara uygun bir kişilik geliştirmeye yönelmişken; Sistemin ve bilincin bu haline karşı duruş sergileyenleriniz bile bundan nasibini alır.

Değer duygunuz sevgi ile ilişiktir. Sevgisizlik sizi tüketir. Tükenen kabınızı doldurma çabanız tam tatmin olma halini yaşatamadığı içindir ki, zaman geçtikte yaşamış ve yaşamakta olduğunuz deneyimlerin birikmiş yüklerini artık taşıyamaz olursunuz.
İsyan, kendini kurban görme, öfke, çaresizlik, şiddet, depresyon vs. gibi çöküşe yönelik duygular sevgisizlik tohumunun filizleridir. Agresiflik, kökeni değersizlik olan şişmiş ego, zorbalık ve güç peşinde koşmak da aynı enerjinin diğer kutbudur.
Dibe vuruşlar, hakikate yönelik çıkışı gerçekleştirecek sıçrayışın yakıtını oluştururlar.

Siz öyle görmeseniz dahi, hiçbir yaşanmışlık boşuna değildir. Kendi değerinizi bilinebilir, yaşanıp deneyimlenebilir kılacak olan şey bu dinamizmdir. Tersini yaşayarak düzünü yaratırsınız. Tersi olmaksızın düzü olamaz. Her terslik (gölgeleriniz) sizi siz yapan, oluşumunuzu gerçekleştiren etkiyi yaratmak için oradadır. Dualitenin bu keskin gel-git devinimi size bir yere kadar hizmet eder. Bir an gelir ve (çoğunlukla) çöküşünüzle birlikte yaşadığınız manevi ölümler size dışarıda hiçbir şey olmadığı anlayışını sunar.

Çünkü var olduğunuzu bildiğiniz tüm zamanları dışta geçirmişsinizdir. İçe döndüğünüzü sandığınız meditatif, enerjisel vs. çalışmaların da, sizi asıl gerçekliğin doğrudan gözlerine bakarak onunla onunla yüzleşmek yerine, spiritüel bir kaçış alanına (dışa) doğru yönlendirdiğini anladığınız bir an gelir.

Düşmekten, “doğru” olanın ne olduğunu bilememekten, “yanlış” seçim yapmaktan korkmayın. Ürkekliğinizi içinize çekin ve herşeyinizle bir bütün olarak adım atın.
Bu adım kendinize dair daha yüksek bir vizyonu seçmek, sizi küçük hissettiren duyguları içinize alarak salmak, “HAYIR” diyebilmek, “EVET” diyebilmek veya basitçe “artık kendim olmayı seçiyorum” demek olabilir.


Ersin ÖZDEMİR.


2013-06-11 Bu Yazı 1719 kez okundu

Son Yazıları

MOTİVASYONUN ÖNEMİ VE BAŞARIYA ETKİSİ
Ego Esaretinde Yaşamak Ne Kadar Doğru ?
Turizmde Globalleşme Adına Mucizemizin Farkında Olmak | Ersin ES
Yorumlar