-.html"?>-.html"?>-.html" /> AntalyaMerkezi.com" ?> AntalyaMerkezi.com" ?> AntalyaMerkezi.com" /> " ?>" ?>" /> " ?>" ?>"/>

Kimin söyledigi degil, ne söylendigi önemlidir.
(MUNI)
Ayşegül MANAV

E-Posta:
aysegulmanav@mynet.com

BARIŞ

Merhaba sevgili dostlar,
Uzun zaman sonra sizlerle tekrar bir aradayız. Şu günlerde milletçe ne kadar çok duygusal ve bir o kadar cesur olduğumuz dönemde, en çok ihtiyacımız olan şeyin barış ve huzur olduğunu düşünüyorum. Birbirimize ne kadar uzaksak o kadar da yakınız aslında. İşte size yüreğinizi ısıtacak sıcacık bir öykü.

Bir zamanlar kral varmış. Ama bu kral öyle asabi, öyle sinir bozucuymuş ki , halk bile artık ondan nefret etmeye başlamış . Vezirine bile kötü , askerlerine de cimrilik yapıp bazen karısı hariç o aşırı lüks taht odasına bile sokmazmış.  Kızına da az değer verirmiş . Ama Bir gün Kral ın veziri gidip Kraliçe ye söyler.  

Vezir derki:
-Kraliçe m sizinle özel bir konuda konuşabilir miyiz?
Kraliçe:
-Tabi Vezirim taht odasına geçelim kral askerleriyle geziye çıktı.
Sonra taht odasına geçerler. Kraliçe tahtta oturur, vezir de yanındaki koltuğa oturur. 
Vezir:
-Kraliçem , ama bu söyleyeceklerim için kızmayın olur mu?
Kraliçe:
-Yok ne kızması? Sen rahat rahat anlat dinlerim.
Vezir:
-Sizin eşiniz, bizimde kralımız. Ama bu günlerde bir tuhaf hale geldi. Bana kötü davranmaya başladı, askerlere de cimri. Bu konuda bir şey yapabilir miyiz?
   Kraliçe biraz düşünür ve der ki:
-Hım. Tamam ben bu konuyla galiba ilgilenebilirim.
Vezir:
 -Teşekkür ederim kraliçem. Size bol teşekkürlerimi sunuyorum.
Kraliçe:
- Önemli değil vezirim. Hadi siz çıkın , ben biraz daha düşüneyim. Sonra fikirlerimi  size iletirim.
   Ve, Vezir odan çıkar. Ama bir yandan da kendi kendine konuşur bu kralın hali ne olacak? diye. Düşünüp durur . Ama aklına hiç bir fikir gelmez. Kraliçe nin fikrini merak etmeye başlar. Ama çekingen olduğu için Kraliçe ye sormaya utanır. 
   2 gün geçer vezir cesaretini toplayıp sormaya kalkar . Gider Kraliçe nin yanına ve derki: 
  -Kraliçem ben sizin fikrinizi merak ediyorum. Belki bende bir şeyler yapabilirim, yardım edebilirim. O yüzden söyler misiniz?
  Kraliçe:
  - Tamam . Ben  dün gece kral uyurken, askerleri ve komutanları topladım konuşma yaptım ve dedim ki. Bakın askerlerim! Biliyorum, kral çok kötü durumda . Sanki değişmiş! O eski kral, sevecen kral gitmiş , yerine cimri , ukala bir kral gelmiş. Bunun gerçekten farkındayım.! Ve benim planım şu: Sizde aynısını ona davranın . Nasıl mı? O size kötü , cimri davranmıyor mu ? Sizde ona aynen öyle davranacaksınız. Anlaşıldı mı ?
Askerler : 
-Anlaşıldı!
Vezir:
-Süper plan olmuş kraliçem!
Kraliçe:
-Sağ ol. Hadi planı uygulamaya geçelim!
    
Kral uyanır , perdeleri açar , Derin bir esneme verir dışarı. Gider askerlerinin yanına . Ama her zaman ki gibi askerlerine kötü davranır emirler yağdırır. Der ki : 
- Hadi getirin kıyafetlerimi ben size demedim mi akşamdan hazır olacak diye(!)?
Asker:
-Bana ne git kendin al. Dediniz ki sadece kapımın önünde durun. Bende kapının önünde duruyorum işte. 
kral şaşkın şaşkın askere bakar. hiç böyle bir tepki beklemiyordu.
Ve diğer askerin yanına gider der ki :
 -Asker bu neden böyle . Benim emrime karşı geldi. Sen biliyor musun?
 Asker der ki:
 - Kral ım siz ona çok kötü ve cimri davrandınız o da size öyle davranıyor. 
 Kral
-Tamam sağ ol askerim.
   Kral koşa koşa eşinin yanına gider ve olanları bir bir anlatır. Kraliçe de :
 - Bak Kral ım . Sen onlara çok kötü davranıyorsun , o yüzden sana öyle kötü davranıyorlar . Git şimdi onları bir yerde topla ve parti verirmiş gibi etrafı süsle, ve BARIŞ onlarla. Onlarda senle barışırlar. 
  Kral:
 - Tamam kraliçem sağ ol. 
     Kral askerleri bir yere toplar , parti verir gibi etrafı falan süsletir . Ve konuşmasına başlar: 
-Askerler . Ben size kötü davrandığımın , cimri davrandığımın inanın farkında değildim. Kraliçeye sormasaydım da bilmeyecektim. Ben eski kral olmak istiyorum artık . O, sevecen olan , askerleriyle , BARIŞ ve sevgi dolu şekilde yaşayan bir kral olmak istiyorum artık. Bu yüzden sizden çok özür diliyorum ve benimle barışmanızı istiyorum. 
  Askerler bir süre kendi aralarında konuşur. Ve:
  -KRALIMIZ ÇOK YAŞA , KRALIMIZ ÇOK YAŞA !
  diye bağırırlar. O günden bugüne kral onlara iyi davranmaya başlamış. Huzurlu mutlu ve barış içinde yaşamışlar.

Şiddet şiddeti, sevgi ise sevgiyi doğurur.
Savaş, hüzün
Savaş, ağır
Savaş, yıkık ve virane dünyalar
Bir umut bekleyen kalplere düşen bin parça
Savrulan hayatlar.
Oysa ki mutluluk;
Bir bebeğin gülüşü kadar masum,
Bir annenin kucağı kadar sıcak ve
Bir baba şefkati kadar huzurlu.

Kavgaları, savaşları, hüzünleri engellemek için; her zaman barış ile yaşayacağımız bir dünyada olmak dileğiyle. Sevgiyle kalın.


2016-09-20 Bu Yazı 985 kez okundu

Son Yazıları

BARIŞ
Babalar Günü
Merhaba sevgili dostlar,
Yorumlar